25 Mayıs 2026 Pazartesi

Elektrikli ticari araçlarda menzil mi planlama mı?


Lojistik dünyasında popüler olarak elektrikli araç geçişi tartışıldı. Geçen gün yine benzer bir görüş alışverişinde de bu konu gündeme gelmişti. Süregelen tartışmada birçok kez Enerji maliyetleri önce tahminlendi sonra EV ler hayatımıza girdikçe hesaplandı, şarj altyapısı planları çizildi, hükümet teşvik paketleri masaya yatırıldı. Bu tartışmaların büyük çoğunluğunda hâlâ yanlış yere odaklanıp; "Dizel araçlarımızı elektrikliyle birebir değiştirebilir miyiz?" diye bakıyoruz. Bu konuda ilginç bir araştırma geçtiğimiz sene yayınlanmıştı:


Einride ve Avrupa'nın en büyük uygulamalı araştırma enstitüsü Fraunhofer ISI, Almanya'nın önde gelen perakende devi REWE'nin lojistik operasyonlarından elde edilen 38.000'den fazla sevkiyat ve 200'den fazla araç verisini geçtiğimiz yıl analiz etmişti.1 Araştırmacılar iki yaklaşımı karşılaştırdı: Birincisi, dizel kamyonları elektrikliyle birebir değiştirmek. İkincisi ise tüm filo planlamasını yapay zeka ile yeniden optimize etmek.

Sonuçlar tartışmaya ilgi çekici: AI optimizasyonu ile elektrikli kamyonlar toplam yükün %85'ini taşırken, birebir değiştirme yaklaşımında bu oran yalnızca %57'de kalıyor. Daha çarpıcısı, toplam sahip olma maliyeti (TCO) %8-13 oranında düşüyor. Birebir değiştirme yaklaşımı ise ancak %3 tasarruf sağlayabiliyor ve büyük ölçüde devlet sübvansiyonlarına bağımlı kalıyor.2

Einride CEO'su Roozbeh Charli'nin ifadesiyle: "AI'ın yük taşımacılığını dönüştüreceğini söylemiyoruz — bunu veriyle kanıtlıyoruz."1. Lojistik sektöründe çok fazla "dönüşüm söylemi", çok az "operasyonel kanıt" görüyoruz.

Fraunhofer ISI Enerji Ekonomisi Birimi Başkanı Prof. Dr. Patrick Plötz'ün tespiti de son derece nettir: "Filo düzeyinde rota ve şarj planlamasını entegre eden uygun planlama yazılımı; batarya boyutlarını artırmaktan ya da altyapıyı koordinasyonsuzca genişletmekten çok daha büyük bir etki yaratıyor."1

Geçen gün yine bir panelde lojistik sektöründe özellikle ticari araçlarda elektrikli araçların menzili ilgili endişeleri de dile getiren bir soru yöneltilmişti. Herkes menzile çok fazla takılıyor ama aslında kullanmadığımız kapasiteye yatırım yapılmamalı; Yani asıl mesele daha büyük batarya almak değil; daha akıllı plan yapmak.

Lojistik akışta, tedarik zinciri planlamasında ve filo yönetiminde elektrikleşme dönüşümü mutlaka gerçekleşecektir. Ancak bu dönüşümü sübvansiyonlara yaslanarak, araç araç değiştirme mantığıyla yönetmeye çalışmak yerine kutunun dışında düşünüp planlama ile bütünleşik bakmak gerekiyor.

Araştırma aynı zamanda kritik bir dayanıklılık bulgusunu da önümüze koyuyor: Sübvansiyon olmaksızın bile AI ile optimize edilmiş filolar, dizel operasyonlarla maliyet paritesini koruyabiliyor.1 Bu bulgu, politika değişikliklerine ve piyasa volatilitesine karşı gerçek bir tampon oluşturur.

Filoları elektrikleştirirken araç almaya odaklanmaktan ziyade, sistem kurmak asıl verimliliği getiriyor. Çünkü enerji geçişinde kazananlar, en pahalı veya en uzun menzilli araçları satın alanlar değil; gelişen alt yapıyı kullanarak en zekice planlama mimarisini inşa edenler olacak.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.